SKT ve TETT farkı: tarihi geçen gıda çöpe mi gitmeli?
Buzdolabındaki yoğurdun üstünde yazan tarih geçmiş. Çöpe mi atmalı? Cevap, o tarihin hangi tarih olduğuna bağlı — ve etikette bunu ayırt etmenin net bir yolu var.
Türkiye'de gıda etiketlerinde iki farklı tarih kullanılıyor ve ikisi bambaşka şeyler söylüyor. Birini diğeri sanmak, hâlâ yenebilir gıdayı çöpe atmanın en yaygın sebebi.
İki tarih, iki anlam
Son Tüketim Tarihi (STT) — güvenlik sınırı
Mikrobiyolojik olarak çabuk bozulan ve bozulduğunda sağlık riski oluşturan gıdalarda kullanılır: et, süt, balık, taze krema, çiğ kıyma gibi.
Bu tarih geçtiyse ürün tüketilmemeli. Ayrıca son tüketim tarihi geçmiş ürünlerin satışı mevzuat gereği yasaktır.
Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) — kalite tarihi
Uygun şekilde saklandığında gıdanın kendine has özelliklerini koruduğu süreyi gösterir. Tazelik, tat, aroma, kıvam gibi duyusal özelliklere göre belirlenir — güvenliğe göre değil.
Bakliyat, makarna, bisküvi, konserve, un, şeker gibi uzun ömürlü ürünlerde görürsünüz. Bu tarih geçtiğinde ürün otomatik olarak tehlikeli hâle gelmez; en iyi hâlinde olmayabilir, o kadar.
“SKT” mi, “STT” mi?
Günlük konuşmada herkes “son kullanma tarihi” (SKT) diyor. Mevzuattaki resmî terim ise “son tüketim tarihi” (STT). Aynı şeyi kastediyorlar; etikette hangisini görürseniz görün, anlamı yukarıdaki güvenlik sınırıdır. Karışıklık asıl TETT ile yaşanıyor.
Etikette nasıl ayırt edilir?
- “Son tüketim tarihi: 12/08/2026” → güvenlik sınırı. Geçtiyse tüketmeyin.
- “Tavsiye edilen tüketim tarihi: 12/08/2026” veya “…tarihinden önce tüketilmesi tavsiye edilir” → kalite tarihi. Geçtiyse önce bakın, koklayın, gerekirse azıcık tadın.
Kısacası: ifade “tavsiye” kelimesini içeriyorsa o bir öneridir, yasak değil.
TETT geçmiş ürünü ne yapmalı?
Otomatik olarak çöpe atmak yerine duyularınızı kullanın. Uzun ömürlü kuru gıdalarda (makarna, bakliyat, un, şeker, bal) TETT'in birkaç ay geçmesi genellikle tadı ve kıvamı biraz etkiler, güvenliği değil. Konservede kutu şişmiş, paslanmış veya ezilmişse — tarih ne olursa olsun — atın.
Bu ayrım neden bu kadar önemli?
Çünkü israfın büyük bölümü tam olarak burada oluşuyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) Food Waste Index Report 2024 tahminine göre Türkiye'de hane başına kişi başına yılda 102 kg gıda çöpe gidiyor. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın raporuna göre ise Türkiye'de yılda 19,1 milyon ton gıda kayboluyor ya da israf ediliyor.
Bu rakamların içindeki “tarihi geçti” diye atılan ama aslında hâlâ yenebilen ürünler, en kolay geri kazanılabilir dilim. Rakamların tamamı ve kaynakları burada.
KalanVar'da satılan ürünlerin tarihi ne durumda?
KalanVar'da listelenen ürünler o gün üretilmiş, hâlâ taze ama gün sonunda satılamamış ürünlerdir — poğaça, simit, börek, sandviç, tatlı gibi. Son tüketim tarihi geçmiş ürün listelenemez; zaten satışı da yasaktır.
Yani buradaki indirimin sebebi ürünün tarihinin yaklaşması değil, işletmenin gün kapanırken elinde kalması. Ne aldığınızı sipariş vermeden önce tam olarak görürsünüz.
KalanVar nedir?
KalanVar, işletmelerin gün sonunda satılmayan ama hâlâ taze ürünlerini indirimli fiyatla listelediği bir gıda kurtarma pazar yeri. Yakınındaki fırın, kafe ve pastanelerin o günkü ilanlarını görür, uygulamadan öder, teslim saatinde dükkândan alırsın. Şu an Kocaeli'de yayında.
Devamı
- Evde gıda israfını azaltmanın 12 pratik yolu — Türkiye'de israfın en büyük dilimi hanelerden çıkıyor. Bu yazıda işe yarayan, uygulaması kolay 12 alışkanlık var — hiçbiri fedakârlık istemiyor.
- Türkiye'de gıda israfı: 2026 güncel rakamlar ve kaynakları — Bu konuda dolaşan rakamların çoğu kaynaksız ya da yanlış atıflı. Burada yalnızca birincil belgede gözle doğrulanmış veriler var, her biri sayfa numarasıyla.